18 Şubat 2010 Perşembe

takipteler


Birkaç hafta önce kapımızın üzerine bir not bırakılmıştı sağlık ocağından gelen ve rutin takipler için uğramamız gerektiği belirtilen
Gerekli kontrollerimiz ve aşılarımız hep kendi doktorumuzda olduğu için sağlık ocağına hiç uğramıyoruz ama bu yeni aile hekimliği uygulaması kapsamında dosyaların taraması filan yapılıyormuş sanırım, eksik bilgileri olanları çağırıyorlarmış
Biz ne yaptık üzerinde durmadık tabi notu aldım panoya yapıştırdım, eve girip çıkarken gözüme çarpıyor ama beni harekete geçirmiyordu, sonra komşumuzun birkaç defa hemşirenin geldiğini söylemesi üzerine bu sabah sağlık ocağının yolunu tuttuk anne-kız çünkü ikimizi birden görmek istiyorlardı.
Tatlı bir hemşire görüşme odasına aldı bizi, elinde bir form, bir sürü bilgi o sordu ben cevapladım dolduruyoruz
* son bir ay içinde kendinizi yorgun, bitkin, bunalmış, her şeyden bıkmış hissettiniz mi?
* ev işlerinde ve çocuğunuzun bakımında destek alabildiğiniz birileri var mı?
* Son zamanlarda hiç her şeyi bırakıp gitme isteği duydunuz mu?
* Siz ya da çocuğunuz hiç fiziksel ya da sözlü şiddete maruz kaldınız mı?
* Eşiniz çocuğunuzla yeterince ilgileniyor mu?
* Çocuğunuza masal anlatıp, kitap okuyor musunuz?
Aklımda kalanlar bunlar, hepsine gereken cevapları verdim ama bir taraftan da düşündüm acaba ilk dört soruya EVET diğerlerine HAYIR deseydim uygulama nasıl olacaktı ne yapacaklardı evimize bir uzman mı göndereceklerdi ??
Her şey bu kadar modernleşti de benim mi çok geç haberim oldu acaba???

Sonra Dilâ’nın boy-kilo kontrollerini yaptılar, gerekli notları aldılar, tabi bizimki yine hiç memnun olmadı bu durumdan, hoşlanmıyor tanımadığı birilerinin ona dokunmasından ve hiç sevmiyor sevemedi beyaz önlüklü olan kadın ve erkekleri…

İşler çok yine bu aralar hava çok güzel, kaçma isteği depreşti yine bende, hala işi okul gibi düşünüp arada kaytarıyorum ama bu aralar ona bile izin yok, hiç sevmiyorum bu ayları iş yoğunluğu yüzünden, bitsin geçsin gitsin fazla yormadan..

16 Şubat 2010 Salı

birisi "mööööö" mü dedi....

Nerede, nasıl başladı bilmiyorum, belki sadece ana renklerinin güzelliği cezbetti bizi hiçbir fikrim yok ama hepsi çok şeker görünüyor gözüme. bazılarını artık evin bir yerlerine tıkıştırmış olsamda gördüğüm zaman yine gözüme hoş görünüyorlar.
Dilâ doğduğunda hediye olarak kanlı-canlı kendisini getirmeyi teklif eden arkadaşlarımız olmuştu, balkon biraz daha büyük olsa belki olabilirdi :P
şimdi yenilerini bekliyorum sabırsızlıkla işte buradan
yerleri hazır bile...

















11 Şubat 2010 Perşembe


son iki yıldır geceleri kesintisiz uyku uyuyamayan biz, tam bir haftadır uyuduktan sonra sabaha kadar kesintisiz uyuyoruz..
.
bünye şaşkın, her gece en az 3-5 defa uyanmaya alışkın tabi 2 yıldan biraz daha fazla bir süredir.

son noktayı koyduktan sonra bitti gece uyanmaları bu kadar kolaymış aslında..

1,5 yıl boyunca yatak odası ve bebek odası arasında mekik dokuyan ben, en sonunda pes edip odamıza hatta yatağımıza almıştım bizim miniği, ama tabi artık minik boyutlarını çoktan aştığından bütün bir gece boyunca bazen bir tekme, bazen bir kafa, bazen bir kol darbesine maruz kalıyorduk. o kadar yorulmuştum ki odalar arasında gidip gelmekten bu darbelere bile ses çıkarmadım uzun bir süre, alıştık onlarla uyumaya, yatağın bir köşesine kıvrılmaya...

fakat bir haftadır uyku öncesi rutinleri, bitmek bilmeyen "anlat anne, bana ..... (aklına kim gelirse) anlat anne" seansaları sonrasında uykuya dalan Dilâ gözünü sabah açıyor..

nasıl mutluyum, uyumak hatta kesintisiz uyumak nasıl güzel bir şeymiş unutmuşum tadını çıkarıyorum.

bir de hafta sonları saat 10:00,10:30'a kadar uyumak nasıl birşey onu da hatırlasam benden mutlusu olmayacak..

çok mu şey istedim acaba???

9 Şubat 2010 Salı

alev alev..


Alev alev yanıyorum
Buzlarım çözülüyor aşka
Gardım düşüyor, tutamıyorum
Korkuyorum bakışların çarpınca bana
...
...
Alev alev yandığım doğru
Küllerinden doğar mıyım sana doğru
Kendimi arıyorken olmaktan korktuğum
Yerdeyim
Sendeyim
Al beni
NeYaparsanYap!..

F.D.

5 Şubat 2010 Cuma

arabamın lastikleri kabaktır...



kolay değil, yaklaşık 745 gündür devam eden bir birliktelik..

uzadıkça daha zorlaştı ayrılmak ikimiz içinde, ama ben yine kararı senin vereceğini, noktayı senin koyacağını biliyordum, yanıltmadın beni.

bu tarihi not düşmeli, benim için tahmin ettiğimden zor oldu kabul ediyorum çok alışmışım bu duruma, çok özleyeceğim o günleri eminim yine de beni çok zorlamadan uğraştırmadan uzun ve uykusuz gecelere sebep olmadan bittiği için teşekkür etmeliyim sana..




bugün cuma ve ofis bomboş, bazı arkadaşlar denetimde bazıları hasta falan filan derken bir baktım tek başıma kalmışım. cuma günleri sakin oluyor genelde, bu yalnızlık ve sakinlik hoşuma gitti, kahvemi yaptım sadece kendim için, penceremin önünde teşekküre gelen veya yine yiyecek bişeyler arayan :) bir sürü güvercin var ve ben onlara bakarak kahvemi yudumlayarak keyifli bir cuma günü geçiriyorum, yanında da çikolata var en sevdiğimden

"arabamın lastikleri kabaktır, en sevdiğim çikolata DAMAK'tır" :)))

aslında yapacak bir sürü işim var ama bugün boşverdim hepsini nasıl olsa hiç bitmiyorlar....

güzel ve hareketli bir hafta sonu olsun...