12 Nisan 2010 Pazartesi

ateş-simit

Biz bu hafta sonunda hastaydık
ilk defa bu kadar yüksek ateş gördük
ilk defa bu kadar uzun süre uyuduk
ilk defa bu kadar uzun süre keyifsizdik
biraz gelince kendimize mecburi ihtiyaçlar için çıktık
bir kuru simitle günü bitirdik
kafamdaki ve masamdaki işler birikince
rahatsızlık vermeye başladılar
bu hafta yoğunum
işlerle boğuşuyorum...

8 Nisan 2010 Perşembe

hangisi..

Kahve ile aramda özel bir ilişki var, onsuz güne başlayamam, onsuz günü bitiremem.

İş yerinde ve evde kullanmak için fincanlarım vardır, onlardan başka fincanlarla içmem kahvemi, o fincanları bulaşık makinesine bile koymam çoğu zaman. Aradığım her an elimin altında olmaları gerekir çünkü. Genellikle içlerinde kahve vardır, boş görmek pek mümkün değildir. Aa bu kahve soğudu artık içememem demem, sıcak tercihimdir ama soğuk da olsa mutlaka dibini görmem gerekir fincanın.

Şekersiz içerim kahvemi başka türlüsünü düşünemiyorum bile, dışarıda kahve içmek için belli mekânlarım vardır onların dışındaki yerlerde asla kahve içmem.

Bazı sabahlar elimde kahve fincanıyla arabaya inerim, yol boyunca hem içer hem giderim, arka koltuktaki fincanları görünce eşim deliriyor ama yapacak bişey yok bu bir bağımlılık :)
Mutlaka kahve içmek için sebebim vardır, saat kaç olursa olsun yeter ki o anda kokusu gelsin burnuma kalkar yapar ve içerim.

Uyku problemim olmadığı için çok dert etmiyorum geç saatte içilen kahveyi, tek derdim selülit :(((
Onu da yaz yaklaşırken kremlerle masajlarla halletmeye çalışıyorum ama ben kahve içmeye devam ettikçe onlarda artmaya devam ediyorlar :((

Ama bu sabah farklı, bu sabah uyandım ofise geldim pencerenin önünde yolu ve yağmuru seyrettim ama canım kahve içmek istemedi.

Şu anda bu yazıyı yazarken kahve içiyor olsam da, şu anda aslında evde olmak istiyorum, pencerenin önündeki koltukta yağmuru izlemek, dizlerimde bir battaniye ile kremalı domates çorbası içmek istiyorum…

6 Nisan 2010 Salı


hani bazı günler vardır mesela bugün gibi.
sabah uyanırsın, minik kızın ve babası mışıl mışıl uyuyordur, babanın bu sabah geç gideceğini bilmek rahatlatır seni. çünkü sabah işe gitme telaşesinin arasına bir de minik kızın telaşeleri eklenmeyecektir bu sabah.
rahat rahat hazırlanırsın, her zamanki saatte uyanmışsındır ama sadece sen hazırlanacağın için vakit çook uzun gelir, giyinirsin, makyajını yaparsın, saçlarına şekil verirsin, hatta kahveni bile içersin..
tam mutlulukla sıvışmak üzereyken "annnneeeee" sesini duyarsın
işte gün o zaman başlar
kapıyı çekip gidemezsin, bi bakayım hemen çıkarım dersin, odaya gidersin, boynuna dolanan bir çift ele hayır diyemezsin.
sonrası uzun ağlamalar ve nazlar, rahat rahat hazırlandığın dakikalara yanarsın saat hızla ilerlemekteyken.
işe geldiğin saatten itibaren için bir buruktur, sabah ağlayan surat gitmez gözünün önünden bir türlü, bu gerginlik ondan dersin.

geçen hafta yaptığın ve acaba mı dediğin, arayıp sormaya üşendiğin için ertelediğin şey nakit olarak yüklü bir şekilde karşına çıkarsa, arasaydım-sorsaydım-düzelttirseydim geç olmadan hayıflanmaların için artık çok geçse ve güzel güzel o paraları ödediysen
gerginlik artar tavan yapar
ödediğin paralara değil yaptığın salaklığa kızarsın
üzerine bir de yağmur yağar
bugün bitse artık keşke
yatsam uyusam herşeyi unutsam dersin...

5 Nisan 2010 Pazartesi

nisanın ilk pazarı

biz bu hafta sonunda tatlı şeyler yaptık
bu tatlı şeyleri yaparken gece yarısısını çoktan geçmişse saat
birinin ne kadar büyük diğerinin ne kadar küçük olduğunu bile görmeden
dizmişsen tabağa ve koymuşsan dolaba
sabah olduğunda farketsende
şekil değişikliği yapmak için artık ne kadar geç olduğunu anlayıp
hııımmmm nefis olmuşlar diyebildik..
güzel bir yer bulduk, hem çam-hem deniz bir arada
ikisinin bir arada ne mükemmel olduğunu gördük
hemen ortamı uydurduk kendimize
bütün arabayı mekana taşıdık
bulmuşken böyle güzel hava resim yaptık hep birlikte

bugüne kadar yaptığımız en güzel resmin bu iki şeker olduğuna karar verdik.

uzun yürüyüşler yaptık temiz havada


burada yaşayan insanların ne kadar şanslı olduklarını düşündük bütün bir gün

her cuma akşamı ve pazartesi sabahı gidip gelmeyi düşündük

paraları birleştirdik
pazarlık yaptık
hayaller kurduk.


bu iki minikle burada yaşamanın ne kadar güzel birşey olacağını düşündük.
iki çocuğun bir arada ne kadar mutlu olduğunu bir kez daha anladık.
ne zaman yorulacaklar diye bekledik.
ve bıkmadan usanmadan yine
keşke hep hafta sonu olsa dedik yeni haftaya başlarken
mutlu haftalar...

2 Nisan 2010 Cuma

ampul


kafam bu ampuller kadar karışıkken, sakin bir hafta sonu diliyorum..
deniz istiyorum
mavi istiyorum
biraz da güneş fena olmaz diyorum
herkese en huzurlu olduğu insanlarla geçireceği bir hafta sonu diliyorum...