26 Nisan 2010 Pazartesi

yaşasın bayram...


Çocuklar yokken her yer sessiz, varken cıvıltının, patırtının haddi hesabı yok.
Çocuklar yokken, her yer siyah, gri, tozlu, çocuklar varken gökkuşağı aramıza geziyor, görüntü cam gibi...
Çocuklar yokken herkesin suratı beş karış, kafalar önde , leylek gibi yürüyüşte, çocuklar varken kafalar havada, millet gözgöze, her delikte bir çocuğun peşine düşmüş birileri, kahkahalar havada savruluyor.
Çocuklar yokken duyulan müzikler " tennenni, salla beni, öptüm seni içerikli", çocuklar varken "Onuncu Yıl Marşı"...
Kriz mriz hakgetire, ümidimiz onlar...
Yaşasın Çocuklar...
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti...
Yaşasın 23 Nisan...
Ne Mutlu Türküm Diyene

Op.Dr.Nilgün Erdoğan

21 Nisan 2010 Çarşamba

en son ne zaman


oje süreyim diyorum
önce açık renkler, bir kaç deneme yapayım, en son en koyu renkte karar vereyim, zordur koyu renk ojeyi sürmek, biraz uğraşayım, kuruması için türlü numaralar yapayım...
.
sıcak su hazırlıyayım ayaklarım için biraz, yaz geliyor malum, içine biraz mis kokulu yağlardan, daldırayım ayaklarımı içine...
.
o sırada bir dergi alayım elime, karıştırayım biraz dergiyi, dekorasyon dergisi olabilir, okudukça güzel fikirler, arada kafamı kaldırıp bakınayım etrafa nereye uygulayabiliriz diye..
.
ayaklarım pembiş olunca çıkarayım artık sudan, onları da kendine getirdikten sonra, oje işlemini başlatayım onlar içinde, parmaklarımın arasına pamuk koyayım, kuruyana kadar uzatayım koltuğun üzerine...

mutfağa gidip bir kahve yapayım kendime, salona geçerken banyodan cımbız ve büyüteçli aynamı alayım, biraz gözenek ve biraz da kaşlara şekil vereyim..

gözenekleri temizleyince maske yapmadan sıkıştırmadan olmaz, önce bir peeling arkasından bir maske, en az yirmi dakika durmalı yüzümde, sonra yıkarım ılık suyla....
o sırada kahvemi içerken kitabımı okuyayım biraz...

sonra birazda makyaj denenemeleri yapayım, dökeyim bütün malzemeleri ortaya, siyah göz makyajı yapayım en koyusundan, öbür gözüme açık renk denemeleri yapayım..
uzun uzun aynaya bakayım hangisinin en çok yakıştığına karar vermeye çalışayım..
.
akşam için yapacaklarımı düşüneyim, salatalık malzemelerimle bir kaç çeşit salata hazırlıyayım, onları yıkaması, kurutması doğraması, süslemesi epey vaktimi alacak ama olsun...
.
niye yapıyorum ki zaten bunca şeyi
sadece can sıkıntısından
.
sahii en son ne zaman bu kadar canımın sıkılması için vaktim olmuştu benim
hatırlayamadığıma göre olmuş 2-3 sene.....

20 Nisan 2010 Salı

sıfır

irade sıfır
dolaptaki pasta sıfır
benim moral sıfır
damak tadı 10....

19 Nisan 2010 Pazartesi

meslek seçimi

gün fotomodellik yaparak başlar
ve annenin bu fotoğraflara bakarak ne kadar büyümüş olduğuna şaşırarak

biraz yağmur yağınca saklanırsınız
ama çıkınca güneş hemen geri dönersiniz..
baba koşar
sen röportajı yaparsın...
D: bu ne anne
A: babana verdikleri madalya kızım
D: niye verdiler bunu babama
A: koştuğu için
D: hayır iyi koştuğu için verdiler !!!!
bi de vitrin mankenliği ile hafta biter..
hafta sonunun özeti meslek seçimi :)))

15 Nisan 2010 Perşembe

ben ona resmen......

Hem ilk hem sonmuş gibi
En güzeli oymuş gibi
Bunca yıl beklemiş gibi
Beklediğime değmiş gibi
Ben ona resmen
AŞIĞIIMMMMMMMMMMMMMMMMM…



Bugün doğum günü canım kocamın
hayatıma kattığı bütün renkler için
mutlu bir aile olduğumuz için
fotokopisi bir minik için
o miniğe süper bir baba olduğu için
her akşam yaptığı süper salatalar için
spor aşkı için
her anımda yanımda olduğunu bildiğim için
dalgalı saçları için
kara gözleri için
ayakkabı tutkusu için
müzik zevki için
siyah t-shirtleri için
bitmek bilmeyen teknoloji merakı için
.
.
.
.
.
en önemlisi
sevgi dolu bir yüreğe sahip olduğu için


Şeytanla bir olmuş gibi
“Küt!” diye gidecek gibi
Her yöne sapacak
Ne yap desen yapacak gibi
Ben ona resmen aşığım
İYİ Kİ YAPMIŞIM...