5 Mayıs 2010 Çarşamba

zor hayatlar...

güzel günler yaşıyorum, bahar geldi içim kıpır kıpır, yaz geliyor tatil planları başladı, işler biraz daha hafifleyince yapacaklarımın listesi hazır..
hafta sonu kardeşimin doğum günü, onun için süpriz parti hazırlıyorum kendi çapımda :)
ama bir tarafımda da zor hayatlar yaşanıyor, aklıma geldiğinde kötü hissediyorum kendimi..
eşimin en yakın arkadaşı hatta kardeşi diyebiliriz, 2,5 yıl önce nişanlandı, birlikte kutladık, eğlendik, düğün planları yaptık, evin dekorasyonu ile ilgilendik, nikah tarihi aldık, ne giyeceğimize karar verdik, bir sürü şeyi planladık..
ama beklenmedik bir gelişme oldu ve arkadaşımızın nişanlısının çağımızın en illet hastalıklarından birisine yakalandığını öğrendik..
çok güçlü bir kız, hiç yılmadı, hayatını yavaşlattı biraz, planlarını bir yıl sonraya erteledi, başka baharda evlenmek üzerine hayaller kurduk yine birlikte, ev için yeni düzenlemeler yapabilmemiz için zaman doğdu diye mutlu oldu..
ama aradan 2,5 yıl geçti, ne hastalık geçti ne de planladığımız şeyler oldu..
her gün başka bir yerde başka bir çeşidine rastlandı, uzun tedavi süreleri, yorgun düşen bedenler ve moraller...
allahtan sağlık diliyorum her gün şükrederek hepimiz için...
ama bugün eşimin arkadaşının kişisel iletisinde şu notu görünce anladım ki sadece hastalıkla mücadele eden için değil en sevdikleri içinde durum çok zor...
"Allah'ım gönlümde olanı hakkımda hayırlı eyle... hakkımda hayırlı olana gönlümü razı eyle..."
.......
dün gece iki kardeşi düşündüm, bundan yaklaşık 3 ay önce annelerini kaybetmiş iki kardeşi, biri 25 yaşında biri 21, ikisi de erkek, gözlerinin ışığı sönük iki erkek kardeş...
televizyonda abuk - sabuk reklamlar çıktığında kanal değiştirdiğim ama mutlaka bir yerde denk geldiğim, nedense hiç bir şekilde yüzümü gülümsetmeyen, " iyi ki varsın" diye biten, ya da "annem yanımda olsun bana bişey olmaz" diyen, gözümüze gözümüze sokulan anneler günü çılgınlığından nefret ediyorum, sevmiyorum bu saçma sapan günleri, bize dayatılmasını, tüketim çılgınlığı haline getirilmesini, istemiyorum anneme çamaşır makinası almak, elektrik süpürgesi almak, istemiyorum böyle kutlanıyorsa kutlamak....
çok şükür anneyim, çok şükür dünyalar tatlısı bir anneye sahibim...
ama olmayan var, yıllarca isteyipte bir çocuk sahibi olamayan ya da annesini - evladını bir şekilde kaybetmiş olanlar var, onların gözünde bir damla yaş olacaksa bu reklamlar, bu kutlamalar nasıl mutlu olayım ben...

4 yorum:

Zuzuların Annesi dedi ki...

O reklam benim de çok içimi acıtıyor Sinem:(
Oooof of!

sinem dedi ki...

:(( o kadar çok insan var ki içini acıtan...
sen iki meleğine sarıl canım..

Burcu dedi ki...

hayat işte herbirimiz için acısıyla tatlısıyla devam ediyor, kaçış yok...

sine'mden dedi ki...

haklısın,doğru söylüyorsun...bağıra bağıra yapmanın bir anlamı yok.ancak elde olmayana da çare yok,içini ferah tut sen,arkadaşınıza da dayanma gücü versin canım...