28 Eylül 2009 Pazartesi

kaçıncı bayram..



şehir dışında babaannelerle kutlanan bayram,
şehre dönünce anneannelerle kutlanan bayram,
gece olunca arkadaşlarla kutlanan bayram,
sürekli değişen yeni cicilerle kutlanan bayram,
kırmızı ayakkabılarla kutlanan bayram,
elinde balonla, yüzünde gülücüklerle kutlanan bayram,
tüm itirazlarıma rağmen bol bol çikolata lütleterek kutlanan bayram,
kolunda çanta, içinde şekerlerle kutlanan bayram,
cebindeki paralara çıkarıp çıkarıp baktığın bayram,
bizi kahkalarla güldüren ve eriten bol kutlamalı bayram,
bayamııın tutlu osssunn, tutttlu osssun..
sahi kaçıncı bayramın senin bu, galiba sadece üçüncü :)
ama tadını çıkararak ilk bayramın..

24 Eylül 2009 Perşembe

okul-baba

Bugün ilk ve orta dereceli okullar, eğitim öğretime başladılar.
O yüzden bu kadar kalabalık, okulların önünden geçerken yükselen şen kahkalar, cıvıl cıvıl çocuk sesleri, hep neşe verir bana, genelde mutludurlar çünkü içeride olmaktan..
İşte bugün, okulda olmaları gereken bugün, sabah gittiğim diş hekiminde karşılaştık onlarla
bir baba ve iki kızı, annelerini getirmişlerdi ve sıranın gelmesini bekliyorlardı.
Baba elinde tesbihi sürekli dolaşıyordu sinirli bir şekilde, kızların elinde birer broşür onunla oyalanıyorlar, çevirip çevirip okuyorlar ya da kafalarını kaldırmamak için bahane yaratıyorlar.
Anne içeriye girince, baba bakışlarını kızlardan birine çevirdi
"unut, artık okul filan yok, bitti o hikaye, aklından çıkar" dedi
kız zaten ağlamaya hazır bekliyordu elinde mendiliyle, daha fazla dayanamadı...
hani bazen anlarsın ya tehdit olduğunu sadece, ben anladım bu öyle birşey değildi düpedüz gerçekti, görseniz siz de anlardınız..
var mı hala senin gibiler, kaldı mı, inanmak istemiyorum ama çok yakınımdasınız, hatta her yerde...
haydi kızlar okula ama nasılllllllll........

18 Eylül 2009 Cuma

şeker gibi bayram

Eskiden çok anlamlıydı, heyecanlıydı, beklenirdi.
Sonra büyüdük, artık bayramlar genelde dinlenmek için fırsat kollamak oldu, hele tatil biraz uzunsa ohhh keyfe gel..
Şimdi yine anlamlı, çünkü bayramdan pek anlamasa da bizi tekrar eski bayram havasına sokan cadı için bayram telaşeleri başlıyor.
Yeni kıyafetler, çamaşırlar, çoraplar...
'illa bayramda mı olmak zorunda bu kadar kalabalığa ne gerek var' dediğim kalabalığın içindeyiz ve bundan mutluyuz..
Daha çok ziyaret noktaları belirlendi, çünkü özlemler birikti.
tatil yok ama çok şekerli bir bayram bizi bekliyor :)

10 Eylül 2009 Perşembe

bakış


bir bakışa aşık olurum bazen

günlerce gitmez aklımdan

bir çocuk olabilir, bir dede olabilir, bir anne olabilir

bazen de bir köpek olur...

hep gözlerine bakarım köpeklerin, çok şey anlatır ve her gördüğümde o bakışları lütfen derim, lütfen bir gün benimde senin gibi bir arkadaşım olsun....

ralph'e öldüm, bittim...

açıp açıp bakıyorum ve ne şanslısın fernando diyorum her seferinde...

çatlıyorum kıskançlıktan ama çaktırmıyorum

7 Eylül 2009 Pazartesi

bızdığım

pazartesi bu kadar sıkıcı olunca, bir an önce vaktin geçmesini bekleyince, okunacak herşey okunmuşken ve saat henüz 16:00 bile olmamışken, fotoğraflarımın arasında buldum kendimi.

daha iyi hissettiren tabikii yanında olmak ama, uzaktayken en iyi hissettiren fotoğrafların arasında dolaşmak ve hayaller kurmak...

bızdığımsın sen benim, inatçı, sevgi böcüğü, şimdilik anneci, dede delisi, çuku çuku diye bütün günü geçirebilen (çikolata), herşeyi dilinin döndüğünce söylemeye çalışan, acilarrr diye diye deli gibi dans eden (Ajda Pekkan-Resim), uyurken ve uyandığın gibi oku (kitap) isteyen, bıcı bıcıya bayılan ve hep suyun altında olmak isteyen....

uzar gider bu liste, her geçen gün sıfatlarına yenilerini ekleyip, beni şaşırtmaya devam eden kara kıvırcığımsın....